Zamanında bana çok acılar veren fakat şimdi baktığımda gülünç gelen anılarımı sizinle paylaşmak istedim. Daha sonraları yazmaya vakit ayıramadığım için sadece ilk 1.5 aylık dönemi not tutmuşum.
ASKERLİK GÜNLÜĞÜ
12.12.10
Nizamiyeden içeri girdim. Sırada bekledim. Sonra tekrar sırada bekledim. Eşyalarımı, kamuflajımı vs. aldım. Koğuşum belli oldu. Okullar bölümüne seçildim. Gösteri .......... bölüğü. Koğuşum 8 Yatağım 5.
13.12.10
O’nu düşündüm. Gözlerim doldu. Sabahın köründe tıraş oldum. 3. Bölüğe seçildim. 2. Takım. 3. Manga. Sıra 7. Öğleye kadar gazinoda durduk. Okullar binasına gittik. Öğrenciler eğitim alıyorlar orada. Kar kürüdük, çamaşır nevresim katladık. Çöpleri taşıdık, koli koli kitap taşıdık, bir binadan başka bir binaya karlı yollar üzerinde. Sİ ile ben işten kaytarmak için iş yapıyormuş gibi gözüküp kapının yanı başında ayağımız ile kapıyı açık tutup eşya taşıyanlara yol verdik!
14.12.10
Askerliğin 3. günü. Bugün akşam yemeğinden sonra bulaşık yıkadım. Akşam içtimasından sonra çağırıldım tekrar bulaşık yıkadım. Yemek atığı çöp attım. Yemekte gene sona kaldık. Çatalı, kaşığı kendim yıkadım. Bugün ilk defa antrenman yaptık. Ayaklarım koptu. Hayatımda daha önce ayaklarım hiç bu kadar ağrımamıştır herhalde.
15.12.10
Sabahın köründe alaturka tuvalete.... Bugün yemek sırası öncelikli olarak bizdeydi. Fakat başka bir komutan içtima yaptı. Sıramız kaçtı. Pastaneden tel kadayıf yedim. Karnımı doyurdum. Herkes aşı oldu. Ben kan vermeye karar verdim. O yüzden aşı olmadım. Dün iki kez bulaşık yıkadığım için ben acemiliği kapattım. Yani sıra bir daha bana gelmeyecek. Yanımda yatan Sİ ile bok muhabbeti yaptık, parkayla nasıl sıçılır. Bu yazdığım yazıların kaçış planı olduğunu sananlar var. Sİ’nin verdiği kart ile yurtdışını aradım. O’nunla konuştum. Mutluyum. Sıcak duş aldım başka bir ara koğuşta, bizimki bozuk. Yattım.
16.12.10
Jandarma marşını öğrendik. Kan vermeye revire gittik. Bugün git yarın gel dediler. Silahımı edindim. Üzerime zimmetli. Numarasını not defterinin arkasına yazdım.
17.12.10
Nasılsa kimse kontrol etmiyor diye bugün tıraş olmadım. Zaten sakallarım da az. Sadece ağız bölgesinde çıkıyor. Kan verdim. 24 saat izinliyim. Yarın öğlen 12’ye kadar. Dün gece rahat uyudum. İlk defa kimse horlamadı. Istırahat dolayısıyla boşta bulunan telefonlardan anamı babamı aradım. Ablamı aradım açmadı.
18.12.10
Bugün haftasonu. Sabah kalktık 7’de içtima var diye, meğer yokmuş milleti kandırıp kar kürümeye götürüyorlarmış. Öğrendim ve kaytardım ama ancak 1 saat kadar. Keşke odadan çıkmasaydım kan vermiştim 24 saat iznim vardı güya. Vatana millete haram olsun lan! Müze önüne gittik kar kürüdük. Kaldırım, yol kenarı, uçak ve helikopter. Hastayım, sesim çatlak. Konuşamıyorum. Boğazım kuru, kantin kapalı susuz kaldım.
19.12.10
Bugün kendimi biraz daha iyi hissediyorum. Balgam atıyorum çok. Bir önceki kısa dönemlerden BO RTS bölümü mezunu ile tanıştım. Ne işi yapacağımı öğrendim. Kontrol merkezi, kameralar vs. bakacağım. Arkadaşlar isim şehir oynuyor. Ben tek tek ankesörlü telefonları denedim sıkıntıdan. Üst kat yemekhane komple denedim. Annemler bıktı aramamdan.
20.12.10
Pazar tatilinden sonra ağzımıza sıçtılar. Sabah dağa bayıra çıktık. Silah eğitimi aldık. Silah sök çıkar öğrendik. Dondu ayaklarım. Sonra silahları bıraktık silahlığa. Sıra, sıra ve gene sıra... Öğleden sonra fotoğraf çekildik ve aşı olduk. Yoğun bir gün.
21.12.10
Hayatımda hiç bu kadar yorulmamıştım. O’nu çok özledim. Leş gibiyim. Terim 10 kez üzerimde kurudu. Bugün yemekhaneden çatal, kaşık yürüttüm. Daha sonra bulması zor oluyor diye. En azımdan kendim yıkayıp kullanıyorum. 2 gündür tuvalete çıkamadım.
22.12.10
Sabah atış yerine gittik. Üçgen çizdik kağıda. Yerde branda üzerine yatarak nişan aldık. Öğleden sonra stadyuma gittik, yemin töreni için prova yaptık.
21.12.10
Bütün gün stadyumda prova yapmakla geçti. Dondum. 2 gündür sindirim sistemlerim altüst.
24.12.10
Bugün yemin töreni günü. Hava çok soğuk -5 civarı. Tören nedeniyle bere, boyunluk ve eldiven almadık yasak. Sis çok fazla Bu şartlarda dışarıda yürütüldük. Bir binaya girdik burada öğrenciler kalıyor. Meğer bizi buraya okullu piçlerin tuvalet ve duşlarını temizletmeye getirmişler. İnanamıyorum. Söyleyecek söz bulamıyorum. Özel günüm, yemin törenim var, soğuktan donuyorum, sandım ki bizi düşündüklerinden binaya sıcak bir yere soktular, ama nerdee... çöp attım, raf kurdum. Ben hayatımda hiç bu kadar aşağılanmamıştım. Vatani görev diye hizmetçilik yapıyoruz. Amelelik. Üniversite mezunuyum yaptığım şeylere bak, bu askerlik değil. Silahları stadyuma taşıdık, sonra içeri girdik. 45dk tv izledik. Sivil hayattan bir şey görünce şaşırdım tvye mal mal baktım. Bacak bacak üstüne atmışım, diziye dalmışım. Komutan gelmiş haberim yok. Güldü bir şey demedi. Ezik hissediyorsun kendini. Sivil hayatta suratına bile bakmayacağın tiplere burada ayağını indirmek zorunda kalıyorsun. Neyse biz gene iyiymişiz içerde. Dışardakiler 1.5 saat masa üzerine bayrak iğnelemekle uğraşmışlar. Elleri donmuş. Kamyon geldi. Son kalan grubu alıp. yemekhaneye götürecek. Komutan kamyon 10 kişi alacak sonra diğer bir 10 kişiyi alacak dedi. Ben hayatımda hiç bu kadar hızlı depar atmamıştım, başardım ve kamyona bindim. Askerliğin kölelikten bir farkı yok. Eziliyorsun, gururun, onurun zedeleniyor. Bir komutan görev veriyor daha o bitmeden diğeri başka bir görev veriyor. Arada kalıyorsun, hata yapıyorsun. Suçlu gene sensin. Komutanların arasındaki anlaşmazlık ve iletişimsizlik ve organize olamama olayı sana patlıyor. Örnek: Bugün silah aldık, taşıdık. Komutan beklememizi söyledi, bunu gören, boş durduğumuzu gören başka bir komutan silahları bıraktırdı. Temizlik görevi vardı. Daha sonra diğer komutan gene geri geldi, azar işittik. Komutanlar da egolarını tatmin ediyorlar böylece.
Yemin töreni bitti 2 gün evci iznindeyim. Otelde annem ve babamla birlikteyim.
BAZI KISA NOTLAR
Sabahın köründe koğuş kalk sesiyle uyanıyorsun. Herkes uyanıyor. Sabahın köründe yapman gereken çok iş var. Tıraş olmak dişini fırçalamak, üzerini giyinmek, botunu giyinmek kat kat ve yatağını toplamak gibi. Az bir şey gibi gözükebilir fakat bunu bütün koğuşun aynı anda yaptığını düşünün. Metrekare olarak dar bir alanda yapmaya çalışıyorsunuz. Dolaplar yan yana duruyor hemen bir ranzanın yanında. Arada geçebilmek için dar bir alan var. Dolabınıza erişebilmeniz için önce oradaki koğuş arkadaşınızın çıkmasını beklemek zorundasınız. Ve dolabınıza birden fazla kez gitmeniz gerekebiliyor hazırlanıyorken. Ya da siz harılandınız tamamsınız ancak şimdi de yatak toplamak için diğerlerinin giyinmesini beklemeniz gerekiyor. Çünkü eğer benim gibi altta yatıyorsanız alt katta çarşaf katlayamazsınız. Ancak üst katta olur bu. Üst kattakilerin işinin bitmesi lazım önce. Tek başına katlamak da zor. Yarım saate hazırlanıyorsanız 15 dakikası beklemekle geçiyor.
Bütün gün boyunca koyun gibi oradan oraya sürükleniyorsunuz. Oturamıyorsunuz sürekli koridorlarda vs ayaktasınız. Sabah koğuş 6.30 da kapanıyor akşam 6 ya kadar açılmıyor. Gazinoya oturmaya gitseniz, temizlik var diye boşaltıyorlar.
27.12.10
Evci izninden sonraki ilk gün, kendimi dinlenmiş hissediyorum. Bugün 3km ilerideki atış talimi alanına gittik uygun adımla. 3. Bölük olduğu için gene sona kaldık. Atış yapmadan döndük. Gerçek atış. Öğleden sonra gene gittik gene aynı terane. Okulların silahlık sorumlusu daha doğrusu sorumsuzu yüzünden gene geç kaldık. Akşam İngilizce bulmaca çözdüm.
28.12.10
Bu sabah gene atış alanına gittik. Gene sıra bize gelmedi. Atamadan geldik. Öğleden sora tekrar gittik fakat saatinde içtima alanında toplanamadık 2 farklı grup halinde gittik. O yüzden atış alanında çamur üzerinde süründük. Asker olduğumu bugün hissettim. Kısa dönem vs dinlemediler bizi süründürdüler. Bizden imkansızı istiyorlar. Her yerde sıra var ve kısa süre içinde silahları silahlığa bırakıp, yemek yiyip (460 kişi) sonra tekrar silah alıp sıra olmamız 45dk içinde imkansız. Yediklerim boğazımda kaldı. Neyse öğleden sonra sonunda 25m atışlarını yaptık. 3’ünü de kağıtta tutturdum başarılı bir atıştı. Şu an sağ ayak serçe parmağımda kocaman bir nasır olduğunu farkettim ve sol kulağım atıştan sonra hala çınlıyor.
29.12.2010
Bugün biraz daha yakın olan 100m atış alanına giderken 2. Takımı, astsubayların eğitim göreceği binaya (ilk gün gittiğimiz ve daha sonra da gittiğimiz) götürdüler. Orada koğuş, tuvalet koridor vs temizledik amelelik yaptık. Öğleden sonra atış alanına gittik. 5 atış yapılıyordu bana 4 kurşun geldi. 4’te 1 yaptım. 5’te 2 yapmak şart idi. Yapamadım 100m ördek yürüyüşünde geri geldim. Ceza. Akşam yemeğine gene gitmedim. Sıra var araya kaynak yapıyorlar. Onun yerine duş aldım. Durulanırken su kesildi. Soğuk suda duş aldım.
30.12.2010
Bugün silahları aldık, tekrar yerine koyduk. Gazinoya soktular. Sigorta yaptılar. 15TL aldılar. Zorunlu. Ölürsem değerim 22500TL imiş. Aileme verilecekmiş... Öğleden sonra da oturduk gazinoda iş, eğitim yapmadık hava sisliydi ve atışa müsait değildi çünkü. Kurmay başkanı geldi. Yeni yılımızı kutladı. Herkes elini sıktı, ben sıkmadım kaynadım arada. Akşam yemeğini gene es geçtim. Tuvalete gidip s.....
31.12.2010
Bu sabah 200m atış alanına gittik tekrar. 25, 75 ve 100m olmak üzere her şeride 3 hedef yerleştirdiler. 3 Bölük de hızlı hızlı attı. Atışlar kontrol edilmedi, sallapati. Öğle yemeğine geç geldik. Öğleden sonra gazinoda oturduk. Atatürk, Cumhuriyet vs. anlatan kitap okundu. Dışarısı çok soğuktu bu arada. Yeni, tertemiz çarşaflarımız anca geldi onları taktık. Yeni yıl olduğu için kuruyemiş dağıttılar. İlk defa sorunsuz tuvalete çıktım ve 2 gün üst üste. Saat 8.30 civarı uyumuşum.
01.01.2011
Hayatımda hiç bu kadar berbat bir yılbaşı geçirmemiştim. Sabah 6.30’da kaldırdılar. Hayatımda hiç bir yılsonu da bu kadar erken uyumamıştım. Yılbaşına uyuyarak girdim. Sabah yılbaşı kahvaltı menüsünde gene soğuk haşlanmış yumurta, tereyağı, kayısı reçeli ve 2 gram peynir vardı. Bütün gün gazinoda oturduk, sıkıntıdan patladık. O’nu aradım arkadaşı J ile berabermiş. Kelimelerle hikaye tamamlamaca oyunu oynadık arkadaşlarla. Saçma sapan, ama eğlenceli.
02.01.2011
Bugün gazinoda kelimelerle hikaye tamamlamaca oynadık. Oyun tuttu akşam da oynadık.
03.01.2011
500m koşup 200m mesafe atışı yaptık. 3’te 0 çektim. Çok soğuk yedim. 2 kez gittik gene oraya. 3. Bölük sonuncu olmanın dezavantajları. Öksürüyorum, kendimi iyi hissetmiyorum.
04.01.2011
Çok hasta uyandım, sinüslerim dolmuş. Sabah revire gittim. Doktor ilaç verdi. İstirahat vermedi. O.Ç. Yaklaşık 2km yürüdüm revire hasta hasta. Daha sonra koğuşa çıktım. Yattım Sİ’de yanımda. O da çok hasta. Öğleden sonra gece atışı oldu. Çok halsizdim, komutana söyledim kabul etmedi. Gittim atış attım hasta hasta. Ayakta duracak takatim yok. Dayanamadım ambulansa gittim yattım 15dk. Daha sonra çıkardılar oradan. Kamyonetle geldim. SK, MSÖ, BG sağ olsunlar benle çok ilgilendiler. Ben hayatımda hiç bu kadar hasta olmamıştım. Sinüzit, halsizlik ve baş ağrısı.
05.01.2011
Bugün hastalıkla boğuşmakla geçti. Allah’tan dışarıya çıkmadık içerideydik. 2.5 hafta sonra içme suları kantine geldi.
06.01.2011
Bugün 3.gün hala sıçmadım. Hastalığım geçmek üzere, salya sümük bitti. Son balgamlar, son mikroplar. Fakat ciğerlerimden gelen öksürük devam ediyor. Gazinoda toplandık, işten kaçtık, arkadaşlar gitti işe.
08.01. 2011
Bugün dağıtıldık. O’nu 3 kez aradım ulaşamadım. Karargah binasının önünde bekledik, sonra içeride kantinde. Sonra binbaşı geldi, beni çekiliş yapacak grubun içinden çekti aldı. RTS olduğum için. Ben harici 7 kişi daha *****’e (benim birliğim) seçildi. Bilgisayar, elektrik, makina, inşaat mühendis ve mimar. Daha sonra çekiliş yapıldı. 10 kişi *****’a (başka bir kamp) gitti, bizim koğuştan 2 kişi.
***** grubunu serbest bıraktılar. Gittik köfte ekmek yedik. Sonra ******’e (market gibi bir yer) gittik ihtiyaçlarımı aldım. *****’e toplam 8 kişi geldi nöbetler azalacak diye seviniyordum ki akşamüstü öğrendim, onlar nöbet tutmayacakmış. Bunun anlamı askerliğim bitene kadar, her gün dışarıda 2 saat Ankara soğuğunda geceleri nöbet tutacağım. Çatlarım soğuktan, ölürüm, hasta olurum. Bu askerlik bitmez, moralim çok bozuk. 10 kişilik ***** grubu, biri hastalanırsa bir diğer kişi günde 4 saat tutuyormuş. Fakat komutanın emriyle kısa dönem yani ben 4 saat tutmuyormuşum hiç bir zaman.
Her akşam içtima var okulların, hala bitmedi. Hep uykum bölünüyor. Çok kötü bir şey. Uzun uzun duş aldım, kirli çamaşırlarımı elde yıkadım.
09.01.2011
Bu sabah herkes erkenden kalktı görevine gitti. Ben hariç, çünkü ***** hafta sonları mesai saatlerinde boş. Tek sevincim. 8.30’da koğuştan çıktım. Dinlendim bol bol. Moralim hala çok bozuk.
10.01.2011-14.01.2011
Bu hafta *****’e alışmakla geçti ve BO’nun dırdırları.
16.01.2011
İlk çarşıma çıktım.
17.01.2011
İlk nöbetimi tuttum. 8-10 nöbeti. Kolaydı hava çok soğuk değildi.
18.01.2011
BO gitti. Koğuş değiştirdim. Çok kötü bir koğuş. Uzun dönemlerle karışık, sigara içiliyor, camlar sonuna kadar açık, içerisi buz gibi. Beni BO’nun yatağına yatırmadılar. Yan yatağım boş, oraya gelip batak oynuyorlar. Telefonda müzik açıyorlar. Yatağımı işgal ediyorlar. Soğuk yatağın içine kadar işliyor. Devrecilik yapıyorlar. Saygısızlık ediyorlar.
20.11.2011
Kontrol merkezini temizledik SK ile. Çok rahatsız olduğum için eski koğuşuma geri taşındım. Arkadaşım SK yatağıma yerleşmişti. Beni kırmadı kendi yatağına geri döndü. *****’den arkadaşım HY de sigaradan rahatsızdı o da benimle 8. Koğuşa geldi. Göğsümün altı çok acıyor. Batıyor nefes alırken, kolumu oynatırken. Akşam uzandım ağrı daha da arttı. Öksürünce çok daha fazla acıyor. Viks sürdüm bölgeye, SK bana sıcak su getirdi sağ olsun. Koydum göğsüme. Sabah 3.30’da kalktım, 4-6 nöbetine gittim. Göğsümün ağrısı biraz daha azalmıştı.
21.01.2011
Göğsümün ağrısı devam ediyor ama biraz azaldı gibi. Nöbetten direkt kahvaltıya gittim. Sonra koğuşuma çıktım. Tıraş oldum, yatağımı yaptım. Tekrar iş başına.
Yellowhulk
Oradan buradan...
8 Haziran 2011 Çarşamba
30 Mayıs 2010 Pazar
üç el
Sizinle geçen sene yani 2009 yılında çektiğim bir kısa filmimi paylaşmak istedim. Gayet basit, klişe bir hikayeye sahip, fakat anlatım biçmi olarak bir tarz yakalamak istedim. Film Noir (kara film) türüne benzetmek istedim. Bütçesi 300 tl kadar. Ne kadar başarılı onu bilemiyorum, siz yorumlayın efenim...
Bu da DVD kapağı,
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
